Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
belirtke tablosu
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin bulunduğu tablo


belirtken
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Bir özlü sözle birlikte kullanılan işaret


belirtme

İlgili Kelimeler:

belirtme durumu, belirtme grubu, belirtme sıfatı

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih

Örnek:

1. Ama her birinde durumu tam olarak belirtmeye kalkarsam uzayacak.

1. Ama her birinde durumu tam olarak belirtmeye kalkarsam uzayacak.


belirtme durumu
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Yüklemi geçişli bir fiil olan cümlede fiilin doğrudan etkilediği, -ı/ -i, -u/ -ü ekini almış ad, yükleme durumu, yükleme hâli, akuzatif: sokağ-ı (temizlemek), ev-i (ısıtmak), okul-u (sevmek), yüz-ü (yıkamak) vb


belirtme grubu
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Tamlamalardan daha geniş kelime dizisi: Kalın bir kitabın süslü cilt kapağı, bir belirtme grubudur


belirtme sıfatı
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Bir adı gösterme, soru, sayı veya belirsizlik bakımlarından belirten sıfat: Bu (kapı), birinci (dönem), kaç (öğrenci?), hangi (ev?), üç (çocuk) gibi


belirtmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Açıklamak, tebarüz ettirmek

Örnek:

1. Üzüntülerini, kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir.

1. Üzüntülerini, kırgınlıklarını dudak büküp susarak belirtir.


belit
Anlamı:

1. isim , isim , mantık , mantık , isim , isim , mantık , mantık , Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, aksiyom

Örnek:

1. `Tüm, parçaların her birinden büyüktür` sözü bir belittir.

1. `Tüm, parçaların her birinden büyüktür` sözü bir belittir.


belitken
Anlamı:

1. isim , isim , mantık , mantık , isim , isim , mantık , mantık , Belitler sistemi


belitleme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belitlemek işi

2. mantık , mantık , mantık , mantık , Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi


belitlemek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Belgeye dayanarak ortaya koymak

2. mantık , mantık , mantık , mantık , Belitleme kuramını ortaya koymak


belitlenebilirlik
Anlamı:

1. isim , isim , mantık , mantık , isim , isim , mantık , mantık , Belitlenebilen kuram


belitlenebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belitlenebilmek işi


belitlenebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Belitlenme ihtimali veya imkânı bulunmak


beliye
Anlamı:

1. isim , isim , eskimiş , eskimiş , isim , isim , eskimiş , eskimiş , Felaket, keder, tasa

Örnek:

1. Sebep hep sensin, o zaman muvafakat edeydin belki bu beliyeler başıma gelmezdi.

1. Sebep hep sensin, o zaman muvafakat edeydin belki bu beliyeler başıma gelmezdi.


Lisan : Arapça beliyye

belkemiği
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Bir şeyin varlığı ile ilgili en önemli bölüm, temel, esas

Örnek:

1. Belkemiği Anadolu Türklüğü olan bir millî devlet kurmalıyız.

1. Belkemiği Anadolu Türklüğü olan bir millî devlet kurmalıyız.


belki
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Olabilir ki, muhtemel olarak

Örnek:

1. İşte en basit bir sebep. Belki sadeliğinden tuhaf geliyor insana.

1. İşte en basit bir sebep. Belki sadeliğinden tuhaf geliyor insana.

2. bağlaç , bağlaç , bağlaç , bağlaç , Olsa olsa, ya ... ya ..., ihtimal

Örnek:

1. Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz

1. Belki bir sabah vakti, belki bir gece yarısı / Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz


Lisan : Arapça bel + Farsça ki

Telaffuz : be'lki

belki de
Anlamı:

1. `şu da olabilir` anlamında kullanılan bir söz

Örnek:

1. Belki de bu durumun kusuru bizde.

1. Belki de bu durumun kusuru bizde.


belkili
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Olasılı, muhtemel

2. felsefe , felsefe , felsefe , felsefe , Doğru olabileceği gibi yanlış da olabilen, belli ve kesin olmayan, olasılı, ihtimalî


belladonna
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Güzelavrat otu


Lisan : İtalyanca belladonna

belleğini yitirmek
Anlamı:

1. bellek kaybına uğramak


bellek

İlgili Kelimeler:

bellek daralması, bellek karışıklığı, bellek kaybı, bellek körlüğü, bellek yitimi, dış bellek, iç bellek, taşınır bellek

Anlamı:

1. isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , isim , isim , ruh bilimi , ruh bilimi , Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin

Örnek:

1. Böylelerini dinlediğimizde belleğimizde sözleri hiç mi hiç kalmaz.

1. Böylelerini dinlediğimizde belleğimizde sözleri hiç mi hiç kalmaz.

2. bilişim , bilişim , bilişim , bilişim , Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm


bellek daralması
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Belleğin çevreyi tam ve iyi olarak algılamak için gerekli bilgileri yeterince anımsayamaması

Örnek:

1. İnsanın o şehre yabancılaşması, kendisinin bellek daralmasından kaynaklanmaz.

1. İnsanın o şehre yabancılaşması, kendisinin bellek daralmasından kaynaklanmaz.


bellek karışıklığı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Kelimelerin doğru anlamını hatırlayamamak veya ilk olarak görülen bir şeyi önce gördüğünü sanma duygusuna kapılmak biçiminde beliren bir ruh hastalığı


bellek kaybı
Anlamı:

1. isim , isim , tıp , tıp , isim , isim , tıp , tıp , Bellek yitimi

Örnek:

1. Karısı kocasının bir bellek kaybı krizine tutulduğunu sanmakta olduğunu söylemiştir.

1. Karısı kocasının bir bellek kaybı krizine tutulduğunu sanmakta olduğunu söylemiştir.